Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?

Kaynaklarımızda Fahr-i Kainat Peygamberimizin sureti (fiziki özellikleri), ahlakı ve davranışları hakkında birçok rivayet mevcut. En çok bilinenlerinden biri, Hazreti Muhammed’in sevgili torunu Hazreti Hasan’ın üvey dayısı Hind b. Ebu Hâle’den (Ö.656) naklettiği rivayettir.

Hind, Hazreti Hatice’nin Hazreti Peygamber’le evliliğinden önce evlendiği ilk eşi Ebu Hâle Hind b. Zürare t-Temimi’nin oğludur. Hind’in Cemel Savaşı’na Hazreti Ali’nin yanında katıldığı ve burada vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Peygamberimizin Sureti Nasıldı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?

Hazreti Hasan, Hind’e Hazreti Peygamber Aleyhisselam’ı kendisine tavsif etmesini istiyor. Hind Allah’ın Elçisi’ni şöyle anlatıyor:

Resulullah heybetli ve muhteşem bir kişiydi. Yüzü dolunay gibi parlardı. Orta boyluya göre biraz uzun, uzun boyluya göre biraz kısaydı. Heybetli bir duruşu vardı.

Saçı ne kıvırcık ne de tam düzdü. Ucunda biraz kıvırcıklık vardı. Saçları uzadığı zaman uç kısımlarından biraz ayrılırdı. Saçları çoktu, ancak kulak yumuşağını geçmezdi.

Ten rengi al beyazdı. Alnı genişti. Kirpikleri uzun, kaşları kavisliydi. Kaşları kaş kemiğinden itibaren kavisleşmeye başlardı ve kaşlarının başı kalın ucu inceydi. Iki kaşı arasında kendisini haşmetli gösteren bir damarı vardı.

Burnu uzuna yakındı. Bakıldığı zaman kendisinde onu yücelten bir nur olduğu görülürdü. Gırtlağı biraz çıkıktı. Sakalı gürdü. Elmacık kemikleri çıkık, fakat yukarı doğru dik değildi, yanakları aşağı doğru biraz kavisli, düz ve pürüzsüzdü. Ağzı orta büyüklükten daha büyükce idi. Dişleri beyaz ve araları biraz ayrıktı. Iki dudağının ince kısımları buğday rengindeydi.

Peygamberimizin Dış Görünüşü Nasıldı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?

Göğüs kafesinden göbeğine kadar uzayan kısımda ince bir yol halinde kıl vardı. Boynu normal uzunluktaydı; gümüş beyazına benzer hoş ve güzel bir beyazlığı vardı. Vücut yapısı mutedildi; normal irilikteydi ve organları arasında uyumlu bir orantı vardı. Karnı düz ve göğsüyle aynı hizadaydı.

Iki omzunun arası ve göğsü genişti. Omuz, kalça, diz ve dirsek kemikleri gibi iki kemiğin birleştiği yerlerdeki kemikleri büyüktü. Vücudunun kıl olmayan yerleri parlaktı. Göğüs kafesinin üst kısmından göbeğine kadar uzayan kısımdan ince yol halinde kıl vardı. Karnında ve memelerinde kıl yoktu. Kolları, omuzları ve göğsünün üst kısımları kıllıydı. Kollarının bilek kısımları uzundu.

El ayası genişti. Ayak parmakları uzun ve düzdü. Elleri ve ayakları büyükçeydi. Ayaklarının orta kısmında, bastığı zaman yere değmeyen çukurluk vardı. Yürüdüğü zaman ayağını hızlıca kaldırır, gevşek ve ağır şekilde yürüyen adamlar gibi yapmazdı. Sağa sola yalpalamasan dik ve doğru yürürdü.

Bir tarafa baktığı zaman başını çevirerek bakar, sadece gözünü çevirerek bakmazdı. Bakarken gözleri ne tam açık ne de kısık olurdu; gözlerini normal şekilde açarak bakardı. Yürürken göğe bakmaktan çok yere bakardı. Onun ulu bakışları düşünceliydi. Karşılaştığı kişiye ilk önce o selam verirdi.

Tavsiye Yazı: Islam Tarihi İlmi ve Mahiyeti Nedir? #1

Peygamberimiz Nasıl Konuşurdu?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimiz Nasıl Konuşurdu?

Hazreti Hasan dayısı Hind’e, “Konuşmasıyla ilgili özelliklerini anlat” dedi. Hind anlatmaya başladı:

Resulullah daima düşünceliydi. Çoğu kez hüzünlüydü. Rahat bir anı yoktu. İhtiyaç olmadan konuşmazdı. Uzun müddet susardı. Söze başlayıp meramını anlattıktan sonra sözü uzatmaz, sözü çabuk bitirirdi. Anlatmak istediği şeyi kısa ve özlü cümlelerle ifade ederdi. Konuyu izah için yeterli derecede konuşur; ne fazla ne eksik söylerdi.

Kibar ve yumuşak bir konuşması vardı. Kaba ve aşağılayıcı değildi. Nimet ne kadar küçük ve değersiz gibi olursa olsun, onu ve onunla ilgili herhangi bir şeyi kötülemez ve kötü görmezdi. Dünya ve dünya ile ilgili şeyler onu kızdıramazdı.

Ortada bir hak bulunur, onu kimse tanımaz ve yerine getirmezse yerinde duramaz; o hakkı yerine getirirdi. Fakat kendisi haksızlığa uğradığında başkasından yardım istemez ve kendisine yardım edilmemesi halinde de kızmazdı. Bir şeye işaret ederken kolunu uzatır, bütün eliyle işaret ederdi. Bir şeye hayret ederse elini çevirirdi.

Birisiyle konuştuğu zaman sağ elinin başparmağını sol elinin avuç içine koyardı. Kızdığı zaman kendisini toparlayarak sessizce oradan ayrılırdı. Bir şeyden hoşnut olduğu zaman gözlerini kapar ve bir müddet susardı. Gülmesinin çoğu tebessüm şeklindeydi. Geçici sevgilerden uzak dururdu.

Peygamberimizin Özel Hayatı Nasıldı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimizin Özel Hayatı Nasıldı?

Hazreti Hüseyin, babasına Hazreti Peygamber’in özel hayatını sorunca Hazreti Ali şöyle anlattı:

Ancak kendisine izin verilmiş olan bir yere girerdi. Ailesiyle birlikte kaldığı zaman bunu üç kısma ayırırdı: Bir kısmını Allah için, bir kısmını kendi için, bir kısmını da ailesi için… Kendisi için ayırdığı vaktin yarısını da halka tahsis ederdi. Kendisine has olandan umuma ayırırdı.

Onun ahlakî ozelliklerinden biri de, dini açıdan faziletli olan insanlarla meşgul olsa bile herkesin gelip kendisiyle görüşmesine izin vermesiydi. Ancak onun yanında insanların değeri, dine olan sadakatlerine göreydi. Bunlardan kimilerinin bir ihtiyacı, kimilerinin iki ihtiyacı, kimilerinin daha fazla ihtiyacı olurdu.

Resulullah onların bütün bu ihtiyaçlarıyla ilgilenir ve onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırdı. Ümmettin bütün problemlerini çözmeye ve onların durumlarını düzeltmeye çalışırdı.

Ayrıca onlardan, kendilerine anlattığı şeyleri kendilerinden sonra gelenlere haber vermelerini ister ve şöyle derdi:

Burada hazır olan, hazır olmayana bildirsin. Kendilerine ulaşamadığım için ihtiyacını gidermeye gücümün yetmediği kişileri de bana bildirin. Kim yöneticiye, ihtiyacını gidermek için ulaşamadığı bir kişiyi haber verirse Allah da kıyamet gününde onun ayağını kaymaktan korur.

Onun yanında sadece bu söylenirdi ve hiç kimseden bundan başka bir şeyi kabul etmezdi.

Peygamberimizin Sosyal İlişkileri Nasıldı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimizin Sosyal İlişkileri Nasıldı?

Hazreti Hüseyin, Hazreti Peygamber’in sosyal ilişkilerini sorunca Hazreti Ali şöyle dedi:

Kendisini ilgilendirmeyen şeyi konuşmaktan uzak dururdu. Insanlarla kaynaşır ve kendisinden nefret ettirmezdi. Her kabilenin büyüğüne ikramda bulunur ve onları fitneye düşmekten sakındırırdı. Hiç kimseyi bir kötülüğü işlemekle veya yaratılışındaki bir kusurla itham etmemekle birlikte insanlara karşı tedbirli ve uyanık davranırdı.

Ashabının durumunu ve gidişatını sorar, iyi gördüğü hususlarda onları teşvik eder ve bu konuda onlara destek vererek durumlarını güçlendirirdi. Kötü olan şeyi kötüler ve aşağılardı. İşleri yapar, düzeltir aralarını bulurdu; bozup dağıtmazdı. Onun her hali mutedil ve orta halliydi. Hakkı söylemekten geri durmaz, ancak dinin sınırlarını da zorlamazdı.

Onun yanında insanların en faziletlisi, en samimi ve en sadakatli olandı. Onun yanında makamı en yüce olan sireti ve dayanışması en güzel olandı.

Peygamberimiz Insanların Arasında Nasıl Davranırdı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimiz Insanların Arasında Nasıl Davranırdı?

Hazreti Hüseyin Resulullah’ın bir mecliste nasıl davrandığını sorunca Hazreti Ali şöyle dedi:

Bir yerde otururken ve kalkarken mutlaka Allah’ın zikrederdi. Kendisinin oturması için belirli yerler ayarlamaz ve başkalarına da yer tayin etmeyi yasaklardı. Bir topluluğun yanina gitti zaman bulunduğu yere oturur ve herkesin boyle yapmasını emrederdi. Herkese mecliste bir pay verirdi. Onunla birlikte oturanların hiçbirisinde, aralarından herhangi birinin Resulullah nezdinde daha değerli olduğu düşüncesi olmazdı.

Kim bir ihtiyacı sebebiyle yanına gider, oturur veya kendisine yaklaşırsa ayrılıncaya kadar onunla beraber yürür; ona ayak uydururdu. Kim ondan bir ihtiyacının giderilmesini isterse ya ihtiyacını karşılar ya da güzel söz söylerdi.

Ahlakının enginliği bütün insanları kuşatmıştı. Sanki o hepsinin babasıydı. Hak konusunda onun yanında hepsi eşitti. Onun meclisi hilm, hayâ, doğruluk ve güven meclisiydi. Meclisinde sesler yükselmez, kötü şeyler enine boyuna konuşulmaz ve kötü şeylerin konuşulma zarureti hasıl olduğu zaman da bir hata olacağından korkulmazdı.

Onun meclisinde oturanların birbirlerini ancak takva ve tevazu ile üstün tuttuklarını, büyüğe hürmet, küçüğe merhamet ettiklerini, ihtiyaç sahiplerini kendilerine tercih ettiklerini ve garibi koruyup şefkat ettiklerini görürsün.

Peygamberimiz Arkadaşlarına Nasıl Davranırdı?

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimiz Arkadaşlarına Nasıl Davranırdı?

Hazreti Hüseyin babasına, “Resulullah’ın kendisiyle birlikte oturup kalkan arkadaşlarına karşı tutumu nasıldı?” diye sordu. Hazreti Ali şöyle dedi:

Daima müjdeleyiciydi. Yumuşak huyluydu. Herkes yanina gidip ondan bir şey isteyebilir veya bir şeyi teklif edebilirdi. Kaba ve sert tabiatlı değildi. Gürültücü, ona buna bağırıp çağıran, ayıplayan, kötü ve çirkin söz söyleyen, çokça övgüde bulunan biri de değildi.

Arzu etmediği şeyleri önemsemezdi. Bu şeylere insanları ne teşvik eder ne de sakındırırdı. Şu üç şeyden kendini uzak tutardı; Riyâkarlık, kanaat etmemek ve faydasız, boş şeylerle meşgul olmak.

Insanlarla ilgili olarak da şu üç şeyi terk etmiştir; Herhangi bir kişiyi kötülemez ve ayıplamazdı. Herhangi bir kimsenin bilmeden hata etmesini bekleyip bu durumu başa kakma fırsatı olarak kollamazdı.

Ancak sevap kazanacağını umduğu anda konuşurdu. Konuştuğu zaman da, kendisiyle birlikte oturan arkadaşları, sanki başlarının üzerinde kuş varmış gibi, büyük bir sükunetle onu dinlerlerdi. Hiç kimse biriyle onun yanında birbiriyle tartışmazdı. Kim konuşursa onun sözünü bitene kadar dinlerdi.

Onun yanında konuşulan sözler önem sırasına göre olurdu. Insanların güldüğü şeye o da güler, onların hayretle karşıladıkları şeyi o da hayretle karşılardı. Konuşmasında ve isteğinde kaba olan yabancıya karşı sabırlıydı. Eğer arkadaşları oralarda ise bazen onları çağırıp “Bakın! Bu kişinin talebi haklı ise ona yardımcı olun” derdi.

Ancak uygun ve münasip kişinin övgüsünü kabul ederdi. Haddini aşmadıkça hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Haddini aşanı da ya bundan yasaklayarak sözünü keser, ya oradan uzaklaşıp giderdi.

Tavsiye Yazı: Şeyh Şamil Kimdir? Hakkında Kısa Bilgiler

Peygamberimizin Sükutu Nasıldı?

Peygamberimiz Arkadaşlarına Nasıl Davranırdı?
Peygamberimizin Sükutu Nasıldı?

Hazreti Hüseyin “Resulullah’ın sükutu Nasıldı?” diye sorunca Hazreti Ali şu cevabı verdi:

Dört hal üzere idi; Hilm (yumuşak huyluluk), sakındırma, ölçülü davranma ve insanları tefekküre sevk etme.

Ölçülü davranması şöyle olurdu; Herkese aynı nazarla bakar herkesin sözünü aynı ölçüde dinlerdi. Bu konuda ınsanlara eşit davranırdı.

Tefekküre sevk etmesi fani ve baki olan şeyler hakkındaydı.

Hilmi ve sabrı kendisinde toplamıştı. Kolay kolay hiçbir şey onu kızdıramaz ve endişelendiremezdi.

Üç huyu şahsında toplanmıştı; Bir şeyi yapma konusunda onun “iyi” olmasını, terk etme ve uzak durma konusunda da onun “kötü” olmasını esas almıştı. Ümmetinin maslahatına uygun olanı bulma yolunda en güzel görüşü bulmak için olanca gayretini sarf ederdi.

Ümmeti için dünya ve ahirette kendilerine faydalı olacak şeyleri bir araya getirmeye çalışırdı.

Peygamberimizin Sureti Hakkında Son Sözler

Peygamberimizin Sureti Dış Görünüşü Nasıldı?
Peygamberimizin Sureti Hakkında Son Sözler

Ibn Abbas Hazreti Peygamber hakkında şu tespitte bulunur:

Resulullah insanların en çok iyilik yapanıydı. Yüzünde daima müjdeli bir tebessüm vardı. Ahlâk bakımından insanların en üstün olanıydı. Karşılaştığı kimseye ilk önce o selam verir, bir adamla tokalaştığı zaman da karşı taraf elini bırakmadıkça onun elini bırakmazdı.

Yüce Allah bize onun ahlakıyla ahlaklanmayı nasip etsin.

Kaynakça

1- Belâzürî, Ensabü’l-Eşraf, II

Bu Makake Ne Kadar Yararlı Oldu?

Oy vermek için yıldızlara tıklayın!

Oyla

Paylaş:

Yorum yapın

Bu site spam'i azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.